Eylül 2011
2 gönderi
Ağustos 2011
7 gönderi
Benim Arıza Yanım
Bir mecbur anlatım öyküsü.. Kendim kendimi bildi bileli aslında vardır hem hayatımda hem de vücudumda bu durum. Yani aslında ben olmaya zorlandım diyebilirim bu hale. Zamanını da tam olarak biliyorum aslında: 5 yaşındaydım ablamın bana öğrettiği alfabeye (aslında abece demek daha doğru zira alfabe latin harflerinin ilk iki harfinden oluşan bi’ dalga; gerçi kullandığımız harfler de latin...
Apartmandaki ışık söndükten sonra ışık sensörü beni algılasın diye Anadolu Ateşinden birkaç kıvrak figür sunarım..
Bir Doğum Günü Sendromu
Öyle ki insanın dünyaya bakış açısını bırak karakterini değiştirirdi..
6 yaşındaydım sokakların haylaz çocuğu evin sevimli ve saf yüzü.. Doğum gününü kutlayacağız dediler. İşte o gün tanıştım o tanımla ve sonunda pasta yeneceği için için için mutlu da olmadı değildim. Takvim bana bugün 10 Aralık köftehor diyordu. Lan ben bugün doğmuşum demek ki dedim kendime. O gün doyasıya kutladım o günü....
Bazen hayatından hayatını çıkarırsın elinde sadece yalnızlık kalır..
Temmuz 2011
3 gönderi
Otuzbeşlik İnşaat Çivisi
“Bir filmi izlemenin en güzel yolu susmaktır” demiştim ben. Ama yanımdaki sürekli konuşuyordu ve sol yanımda duran yastık abi beni şunun ağzının üstüne vur diye yalvarıyordu. Her bana bakarak konuştuğunda manidar bakışlar atıyordum ama anlamıyordu. “Arkadaş ben film izlemek yerine seni dinlemeyi isteseydim bunu filmi fona koyarak değil sana bakarak sadece sana odaklanarak...
UXBAL'e (biutiful)
Hayatın ne getireceğini bilmeden yaşamak planların ne zaman suya düşeceğinin, ne zaman öleceğinin, ne zaman güzel bir anı yaşayacağının bilinmezine yolculuktur biraz da..
Aşk, karşındaki insanın kusurlarını örten kör bir kavramdır diğer yandan. Bir kadını sevmenin bedelleri vardır ancak aşksa bu, bu bedeller daha da ağırlaşabilir. Mrambra adında hayatın tatlı yanlarından muzdarip bir...
Mart 2011
1 gönderi
Küçük yaşları büyütmek gibi hayalleri vardır yazarların, Olmayan üstüne hayal...
– Çok sıradan adam..
Ocak 2011
1 gönderi
157lovett:
bendelidegilim:
neonisiklaraltindahayalgucu:
siyahgiyenmadamlar:
olurunabirak:
jokersin:
hayran kalınası. kareleri tıklamanız yeterli..
Kareleri tıklayın ve kendi müziğinizi yaratın.
Olum çok güzel be.
gördüğüm en süpersonik post galiba ♥
adamlar yapmış.
Kasım 2010
1 gönderi
Ekim 2010
3 gönderi
Karafatma
elime alırdım küçükkene ters çevirirdim piç miydim neydim lan? ama eğleniyoduk: - ehehehehe nasıl da çırpınıyo lan. - hehe bacaklarını koparalım mı lan yürüyebilecek mi bakarız? - yok ebesinin amı o nasıl deney lan!!!
yolun başından belli olan sonu
Karşısındaki insanda zeka pırıltısı arayan her normal zekalı gibi yollara vurmuştum kendimi çünkü bilinmezdi hangi güzergahta karşına çıkacak yaşlanacağın sevgili. az uz dere tepe düz gittikten sonra açık olan gökyüzünü göstermeyen bir ağaç görüp altına oturdum. kitap okumaya çalışan fakat gözünü gökyüzünden alamayan biri vardı karşı tarafımda. hali vakti kılığı kıyafeti, gözleri, sözleri...
John Steinbeck'e Açık Mektup
Sevgili John,
son zamanlarda, yazdıklarını düşündüm. Halkın belirli kısmını anlayan ya da sadece onları anlamak isteyen bir hükümet büyümekte gün be gün buralarda da. Ve bertaraf olanların sonu senin sonlarına benzeyecek diye korkmaktayım; aç ve çaresiz.
O kadar ümitsiz misin sen de ? dediğini duyar gibiyim ve yanıtım evettir sana. Evet diyenlerin evetine benzemeyen bir evettir bu...
Eylül 2010
2 gönderi
AKREP GIBISIN KARDESIM
Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. Serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin. Midye gibisin kardeşim, midye gibi kapalı, rahat. Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. Bir değil, beş değil, yüz milyonlarcasın maalesef. Koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen ve âdeta mağrur, koşarsın...
sert, haşin, gaddar fakat bilakis çok kibarım,:... →
ferit: hocam
mahmaut hoca: gene ne var?
ferit: bi kız var hocam.
mahmaut hoca: biliyorum. duvarlara tırmanmandan belliydi.
ferit: öylesi değil hocam. ben evliyim.
mahmaut hoca: ne? evli misin?
ferit: eeevet. üstelik ailem bile bilmiyor.babam duysa reddeder.
mahmut hoca: öyleyse bana…
Ağustos 2010
3 gönderi
Madem Sevişeceğiz O Zaman Çalgıcı da Çağıralım
Bahar gelir iç anadoluya yağmur düşer, ağaçlar çiçeklenir ve akabinde böceklenir. Kışın donan kıçın terlemeye başlar. Bisiklet mevsimidir bir bakıma küçükten büyüğüne herkes bisiklet üzerinde bina etrafı turlar. Misket ya da bilye mevsimi de gelmiş olur haliyle. Bulunan toprak zeminlere çizilen çizgilerde renk renk yuvarlaklar cirit atmaya başlar. Komşu kadınlar bina ya da ev önlerine çıkıp...
toplumun kemugune sifa sıcaklar
ulan tamam kemiklere faydalı ne bileyim d vitamini falan ama yeter be arkadaş sonuçta her şeyin fazlası zararlı. ne bileyim şimdi dışarı çıkıp ekmek almaya korkuyorum dışarıda eriyik insanlar göreceğim diye. ruh sağlımı tehlikeye atarken dikkatli ol güneş akıllı ol! yılan değilim ki ben fıttır fıttır dolanayım şu sıcaklarda. velhasıl dünyayı bilmem ama bizim küreler hakkaten tehlikede avuç kadar...
Temmuz 2010
10 gönderi
pencere önü çiçeği →
Kozalak Öyküsü
elleri vardı, ellerinde kozları. biz kozalak topluyoruz sanıyorduk o bozdu oyunu. kaç kozalak düşürdüm elimden bilmiyorum. yandı kozalaklarım köz oldu. göz oldu baktığım her yer. gözleri kozalak rengiydi kozalaklar gözleri. gözümden düştü her anı. elimden düştü eli. her adım her toprak parçası her ağaç o kokuyordu. yandı her yer kozalaklarla beraber. şimdi ne bir kozalak var ne de bir koku..
Numayis ve Asayis
Hangi tarafta olmak gerekirdi bilemedim. Nümayiş mi yapsam asayişi mi sağlasam?
En güzeli sesini duyurmak deyip katıldım ortak görüşlere sahip olduğum ortak duygularımın tercümanı insanlara. Amacımız sadece dikkat çekmekti ve bu dikkatini toplayamayan halkımda önemliydi. Önce kararlar alarak başladık toplantıya e bu da bi nevi asayişti zaten. Ve itiraz ettik içinde bulunduğumuz duruma. Karar...
Muhsin Bey’i anlamak derim hep; onu anlarsan iyi bir insan olma yolunda ilerlersin ha kaybedersin çoğunlukla ama iyisindir onu bilirsin..
araba...
kimsenin gitmediği bir yere gidiyordu araba. nasıl bir arabaydı? mavi yeşil kırmızı sarı beyaz siyah pembe… ellerinden tuttu gökyüzünün, gökyüzü renklendi neşelendi.
bir yoldu bu .çıkılacak yer varılacak nokta belliydi.gaza yüklendi uçtu araba gökyüzü buluta boyandı. nasıl yapıyordu bunca şeyi nasıl bu kadar kolay başarıyordu bulutu ve yapmayı. durdu araba, soluklandı soluk aldığı yer...
Karamsar Bir Yaz Gununden Kalma Aylak Bir Hatıra
belli belirsiz bir telaştı bendeki. neye yormak gerekirdi bilmeden yaşanıyordu işte. evet yaşanıyordu ama belirsiz çizgiler çiziyordu hayat önüme ve ben neye benzeteceğimi bilmiyordum.
bir pazartesiydi evet pazartesiydi pazarın tam ertesiydi. sıcak ve nem ve karamsarlık durumuydu havanın. hava böyleyken işlerin rast gitmesi ihtimali düşüyordu haliyle. üstümdeki tişörtün sahibi çağırıyordu,...